Prefabrikasyonun Tanımı ve Tarihçesi


19. yüzyılda gerçekleşen sanayi devrimi ile üretim ve verim her zaman tartışılan birkonu olmuştur. Yük. Mim. Gülerİlbay’a göre “Dünyadaki hızlınüfus artışı, göçler,savaşlar ve doğal afetler sonunda ortaya çıkan bina gereksinimini, daha hızlı, niteliklive ekonomik çözümlerle karşılamak gerekmektedir” (İlbay, 1992). Prefabrikasyon ise E. Kulaksızoğlu’nun tanıttığıgibi; kısaca “önceden üretim”, daha genişanlamdaise “bir bütünün parçasıolan standartlaştırılmışelemanların önceden üretimi ve bunutakiben yine önceden tespit edilmişbir plana göre bir araya getirilmeleri öngören birüretim ve inşaa sistemidir” (İlbay, 1992). Bununla birlikte, bina gereksinimi isebelirtilen nitelikler (hızlı, kaliteli ve ekonomik)içerisinde prefabrik yapıelemanlarının verimli birşekilde üretimi ile gerçekleştirilebilir. TürkiyePrefabrikasyon Birliği Genel Sekreteri Bülent Tokman, prefabrikasyonun eski Mısırve antik Yunan uygarlıklarına dayandığından bahsetmekte veprefabrikasyonu yapıelemanlarınınşantiyede dışında üretilerek,şantiyede birleştirilmesine dayanan birüretim tekniği olduğundan bahsetmektedir (Acar, 2006). Eski çağlarda yapılankemerler ve kubbeler malzemesi ne olursa olsun taşocaklarında hazırlanıpşantiyedeyerine monte ediliyordu. Bu bize ilkel bir prefabrikasyonun çok eski çağlara hattagünümüz “şantiyede üretim” kavramının bulunmadığızamanlara kadar uzandığınınbir kanıtıdır.

Daha sonraları, 19. yüzyılda endüstri devrimi ile birlikte üretim yöntemlerinindeğişerek ve gelişerek mekanize olması, seri üretim yöntemlerinin geliştirilmesi,buna bağlıolarak üretiminin artmasıve yeni malzemelerin bulunması, yapısektörünüde ve yapıüretim süreçlerinin sorgulanmasına yol açmıştır. 1824 yılında J. Aspdintarafından portland çimentosunun keşfi, 1877’de J. Monier tarafından demirinçekmede kullanılmak suretiyle betonarme sistemin temellerinin atılması, yapıüretimini etkileyen önemli gelişmeler olmuştur (Acar, 2006).

 

Üretim yöntemlerindeki rasyonelleşmenin ve sanayide kullanılan seri üretimtekniklerinin neden yapı üretiminde de kullanılmadığı sorgulanmaya başlanmış, hatta “otomobil endüstrisinde kullanılan yöntemlerin yapıendüstrisinde kullanılabileceği” ileri sürülmüştür (Bemis, 1936). Bu dönemde, özellikle Avrupa’da Walter Gropius, LE Corbusier ve Auguste Perret’nin prefabrike yapı elemanlarının kullanıldığı önemli denemeleri olmuştur. Ancak, bu ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmeler,1930’lara kadar yapı üretiminde prefabrikasyon teknolojisinin kullanılmasına katkıda bulunmuşsa da, prefabrikasyonun yaygın olarak kullanılması İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın neden olduğu yapı açığı ve işgücü eksikliği, hız gereksinimiyle birleşerek prefabrikasyon uygulamaları için en ideal ortamı oluşturmuş ve prefabrikasyonun bugün bilinen anlamıyla yaygın olarak kullanıldığı dönemi başlatmıştır (Acar, 2006).

 

Bunlara paralel olarak, Aydın Boysan prefabrikasyonun geleceği hakkındaşöylediyor; “21. yüzyılın sonunda tek evlerin,şimdiki otomobiller gibi, bitmişnumunelerinin görülüp beğenilerek alınacağınısöylemek kehanet olmaz” ve ekliyor;“İsterse çok katlıolsun, tüm yapıların taşıyıcısistemlerinde endüstriyel yöntemleriyice ağırlık kazanacak, tüm ince yapıise önceden üretilerek monte edilecektir”(Acar, 2006).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir